ALZHEİMER NEDİR?
ALZHEİMER HASTALIĞI KİMLERDE VE NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?
Alzheimer Hastalığı yavaş başlar. En sık olarak ilk belirti, aileler tarafından yaşlanmanın sonucu olarak yorumlanabilecek bellek değişiklikleri ve hafif unutkanlıklardır. Ancak hafif unutkanlık görülen kişilerin çoğunda Alzheimer Hastalığı’nın olmadığını bilmek önemlidir. Herkes zaman zaman bellek sorunları yaşayabilir; örneğin, sık görülmeyen kişilerin adlarının unutulması çok normaldir. Ama yakın tanıdıkların ya da iyi bilinen nesnelerin adlarının unutulması, aynı soruyu tekrar tekrar sormak, yakın geçmişte olan olayları unutmak yaşlanmanın normal bir parçası değildir.
ALZHEİMER HASTALIĞI İLE NORMALDE DE GÖRÜLEBİLECEK BELLEK BOZUKLUKLARI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
| Alzheimer Hastalığı | Normal olabilecek bellek bozuklukları |
| Yaşanan bir olayın tümü unutulur | Yaşanan bir olayın bir parçası unutulur |
| Nadir olarak daha sonra hatırlanır | Çoğunlukla daha sonra hatırlanır |
| Giderek yazılı/sözlü talimatlar izlenemez hale gelir | Yazılı/sözlü talimatlar izlenebilir |
| Giderek özbakım bozulur | Özbakım sürdürülür |
Yakın geçmişteki bilgileri ve olayları unutmak demansın (halk arasında bunama olarak adlandırılır) en sık karşılaşılan sebebi olan Alzheimer Hastalığı’nın en önemli bulgularından birisidir. Hasta giderek daha sık unutmaya başlar ve daha sonra bunları hatırlayamaz.
Hastalar çoğunlukla günlük işlerini planlamada ve tamamlamada zorluk çekerler. Yemek pişirme, telefonla konuşma ya da giysi seçme gibi belirli basamakları olan işlerde giderek sorunlar yaşamaya başlarlar.
3- Konuşma güçlükleri:
Alzheimer hastaları kelime bulmakta zorluk çekebilirler, konuşurken takılabilirler, kelimeler yerine tanımlar kullanabilirler, örneğin diş fırçasının adını hatırlayamayıp, yerine “ağzım için kullandığım şu şey” diyebilirler. Bunun sonucunda söylediklerini ya da yazdıklarını anlamak güçleşir.
4- Zamanı ve mekanları karıştırma:
Alzheimer hastaları günü, ayı, mevsimi karıştırabilir, evinin çevresi gibi bildik tanıdık yerlerde kaybolabilir, nerede olduğunu unutabilir veya orada ne işi olduğunu hatırlayamayabilirler.
5- Değerlendirme ve karar vermede güçlük çekme:
Alzheimer hastaları uygunsuz şekilde giyinebilirler, örneğin, sıcak bir havada kat kat elbise giyme ya da soğukta ince bir kıyafetle dolaşma gibi. Para kavramı, paranın alım gücü, paraları tanıma bozulabilir, gereksiz alışverişler ortaya çıkabilir.
6- Soyut düşünme becerisinde güçlük çekme:
Alzheimer hastaları karmaşık zihinsel işleri gerçekleştirirken olağandışı güçlükler yaşayabilirler.
7- Eşyaları yanlış yerlere koyma:
Alzheimer hastaları eşyaları olağan dışı yerlere koyabilir: örneğin, ütüyü buzdolabına ya da saatini şeker kavanozuna. Ayrıca, sıklıkla da eşyalarını koydukları yeri unuturlar.
8- Ruh hali ya da davranış değişiklikleri:
Alzheimer hastalarının ruh halleri, görünürde geçerli bir neden yokken ani değişimler gösterebilir, örneğin aniden ve orantısız bir şekilde sinirlenebilirler, çabuk ağlama ya da içine kapanma, hayaller ya da yanlış algılamalar görülebilir.
9- Kişilik değişiklikleri:
Hastaların kişiliklerinde çarpıcı değişiklikler ortaya çıkabilir, aşırı derecede kuşkucu, korkak ya da bir aile bireyine bağımlı hale gelebilirler.
10- Sorumluluktan kaçınma:
Alzheimer hastaları çok pasif hale gelebilir, televizyonun karşısında saatlerce oturabilir, fazla uyuyabilir ya da olağan işlerini yapmak istemez hale gelebilirler.
Bireyin kendisi ya da yakınları tarafından bu 10 belirtiden bir veya birkaçı fark edildiğinde, zaman geçirmeden bir nörolog veya psikiyatriste başvurulması, hastalığın erken tanısı açısından önemlidir.
Alzheimer Hastalığı ilerledikçe belirtiler giderek daha dikkat çekici hale gelerek tıbbi yardım istenmesine yol açacak kadar ciddi boyutlara ulaşır. Unutkanlık günlük işleri etkileyecek boyutlara ulaşır. Orta evrelerde diş fırçalama ya da saç tarama gibi basit işlerin nasıl yapıldığı unutulabilir. Hasta artık net olarak düşünemez duruma gelebilir. Yakından tanıdığı kişileri ya da yerleri tanıyamayabilir. Konuşma, anlama, okuma ve yazmada sorunlar çıkmaya başlar. Daha ileri evrelerde yoğun kaygılar ya da saldırganca davranışlar görülebilir. Hasta evden uzakta amaçsızca gezinebilir. Geç evrelerde hasta yardımsız giyinemez ya da banyo yapamaz, bıçak ve çatal kullanamaz. Hasta sonunda tümüyle bakıma muhtaç hale gelir.
Alzheimer hastalarında davranışsal bulgular ve belirtiler de görülür. Alzheimer hastalığında depresyon sıktır. Çeşitli çalışmalarda Alzheimer hastalarının %25-85′inde depresyon belirtileri geliştiği bildirilmiştir. Alzheimer hastalarının %10-30′unda hezeyanlar (sanrı) ortaya çıkar. Hasta birşeylerinin çalındığına ya da belirli bir kişinin kendisine karşı düşmanlık beslediğine inanabilir. Bu kişi yakın bir akraba ya da bakıcıysa, hastanın bakımında ciddi sorunlar çıkabilir. Halüsinasyonlar (olmayan şeyleri görme ya da duyma) da sık görülen belirtilerdendir.
Hasta yakınları bazen aile yakınlarından birinin (örneğin eşinin) yerine başka birinin geçtiği düşüncesine kapılabilirler.
Genel olarak doktorların tanı için kullandığı yöntemler arasında şunlar yer almaktadır:
• Bellek, problem çözme, dikkat, sayı sayma ve dil ile ilgili zihinsel testler
• Kan, idrar ya da beyin-omurilik sıvısı testleri gibi tıbbi testler
• Beyin görüntüleme yöntemleri
Kimi zaman Alzheimer Hastalığı ile benzer hastalıkların ayırt edilmesi zor olabilir. Alzheimer Hastalığı demansın başlıca nedenidir. Ancak bunun yanında bunamaya başka birçok hastalık sebep olabilir: beyin damar tıkanmalarına bağlı olarak beyindeki sinir hücrelerine giden kan akımındaki azalmaya bağlı vasküler demans, Alzheimer Hastalığı ve vasküler demansın birlikte görüldüğü mikst demans ve seçici beyin hücresi ölümüne sebep olan frontotemporal demans, Lewy cisimcikli demans ve Parkinson Hastalığı demansı gibi. Depresyon, ilaç yan etkileri, bazı tiroid hastalıkları, aşırı alkol kullanımı ve beslenme dengesizlikleri de bellek ya da diğer zihinsel işlevlerde bozukluğa yol açabilen diğer durumlardır.
Alzheimer Hastalığı’nı önlemeye, seyrini yavaşlatmaya ya da belirtileri azaltmaya yönelik ilaçların bulunması konusundaki bilimsel çalışmalar yoğun biçimde devam etmektedir.
Alzheimer Hastalığı toplum üzerinde de önemli bir yük oluşturur. Hastalığın maliyeti çok yüksektir. Alzheimer Birliği ve Ulusal Yaşlanma Enstitüsü ABD’de bu hastalığın yıllık doğrudan ve dolaylı maliyetinin en az 100 milyar USD olduğunu bildirmiştir.
Hastalığı tümüyle ortadan kaldıran bir tedavi ortaya çıkana kadar Alzheimer hastalarının bakım gereksinimleri devam edecektir. Mevcut verilere göre, yaklaşık her 10 aileden birinin Alzheimer hastası olan bir akrabası bulunmaktadır. Büyük çoğunluğu evde yaşayan Alzheimer hastalarının bakımı genellikle tam gün ya da kısmi olarak aile üyeleri tarafından yapılmaktadır.
Alzheimer hastaları arasında belirtiler ve hastalığın ilerleme hızı farklılık gösterir. Bu nedenle, bakım teknikleri her hastanın durumuna göre uyarlanmalıdır. Hasta bakımı konusunda, uyarlanabilecek bazı ipuçları şunlardır:
Hatırlatıcı araçların kullanılması hastanın bağımsızlığını sürdürmesine yardımcı olabilir. Günlük etkinliklerin, aranabilecek telefon numaralarının ve bir fincan çay yapmak ya da telefon etmek gibi basit işlerin nasıl yapılabileceğine ilişkin talimatların yazıldığı bir liste hazırlanabilir. • Düzen kurulması:
Huzurlu ve istikrarlı bir ev ortamının oluşturulması davranışsal sorunları azaltır. Yeni durumlar, gürültü, kalabalık, hatırlamaya zorlanmak ya da zor bir işin yapılmasının istenmesi hastada huzursuzluk yaratabilir. Hastanın huzursuzluğu arttıkça, açıkça düşünebilme yetisi de bozulacaktır.
• Ev dışında amaçsızca gezinmenin izlenmesi:
Amaçsızca gezinme sık karşılaşılan bir sorundur. Telefon numarasının da yer aldığı “Evi Ara” yazan bir cep kartı yararlı olabilir. “Hafıza Bozukluğu”, telefon numarası ve hasta ismi yazan bir bileklik takılması da iyi bir yaklaşım olabilir. Bazı uzmanlar hastanın, bakımı üstlenen kişiler tarafından uzun günlük yürüyüşlere çıkarılmasının amaçsızca gezinmeyi azalttığına inanmaktadır.
Davranışlar genellikle geceleri kötüleşir. Sakinleştirici ve televizyon, bulaşık ve konuşma gürültülerinden uzak bir yatma düzeni oluşturulması önemlidir. Yön bulma bozukluklarını önlemek için gece lambası yakılması yararlıdır. Gün içinde kafein alımının sınırlanması, şekerlemelerin azaltılması ve egzersiz yapılması gece ortaya çıkan huzursuzlukları azaltabilir.
• İletişimin geliştirilmesi:
Alzheimer hastasıyla konuşurken görebileceği bir yerde durmak ve dikkatini çekmek için koluna ya da omuzuna dokunmak yararlı olacaktır. Hastayla basit cümleler kullanarak yavaş bir tempoda konuşulmalıdır ve hasta yanıt vermeye zorlanmamalıdır. Bir seferde tek bir şey söylenmelidir. Bir şey söylerken jestler ve nesneleri göstermek gibi ipuçları kullanılmalıdır. Sorular sormaktan ve zor seçimler yapmaya zorlamaktan kaçınılmalıdır.
• Güvenli bir ortam yaratılması:
Ev ortamı güvenli ve bildik bir hale getirilmelidir. Düzensizlikten kaçınmak ve düşmeleri önlemek için, mobilyalar hep aynı yerde tutulmalıdır. İlaçlar, alkollü içecekler, silahlar, zehirli maddeler, tehlikeli araçların durduğu dolaplar kilitli tutulmalıdır. Elektrik çarpmasını önlemek için elektrikli aletler banyoda tutulmamalı, yanıkları engellemek için su ısıtıcıları 50 °C’nin üzerine çıkarılmamalı ve düşmeleri önlemek için pencerelere parmaklık taktırılmalıdır.
• Egzersize teşvik edilmesi:
Alzheimer hastalarında egzersiz birçok yarar sağlar. Egzersiz, olağan yararlarının yanı sıra hasta ve hasta yakınını bir araya getirmek açısından da çok önemlidir. Egzersizin başlıca yararları arasında kas gücünün artırılması ve kalp-damar sağlığı yer almaktadır. Ayrıca, depresyon belirtilerinin azaltılması, hareket becerilerinin korunması ve sakinleştirici bir etki yaratması açısından da yararlı olabilir. Bunun ötesinde, egzersiz gücün, esnekliğin ve dengenin korunmasını sağlayarak düşmeye bağlı ciddi yaralanmaların azaltılmasına da yardımcı olabilir.
